|

|
|
<%ArchiveInfo%>
bana dOkunma..
Perşembe, Aralık 13, 2007
AyRıLık dA ßiTmeLi
Pazar, Ekim 7, 2007
AyRıLık dA ßiTmeLi
AyRıLık dA ßiTmeLi
Ayrılmamız neyi değiştirecek, ayrılık yüreğimden silip atabilir mi seni derdin. Kimbilir..
Bu sana son yazışım. Sözcüklere yüklemeye çalıştığım duygularım, beyaz kağıtların keskin kenarlarıyla nasıl da parçalanıyor böyle. İlk kez yazmak böyle zor, anlatmak bu kadar olanaksız. İçimde çağıldayan herşeyin, sana doğru aktığını duyupta bunu anlatamamak.. Ne acı.
Oysa, seni her düşündüğümde, sesim, zamanın ve mekanın olmadığı görünmeyen ince ipeksi bir yolda ilerleyip kulaklarına akmadı mı.
Her düşündüğümde seni, yapmam gereken sadece izlemekti. Ruhumun sana akışı, o hızlı ama bir o kadar yavaş, delice ama bir o kadar sakin, coşkuyla ama nasıl huzurlu bir çağlamaydı onların hepsi. Hemen duyardın, büyük kalabalıklarda, iki kişilik yalnızlıklarda, yada gözlerin maviliklere kilitlenmiş.. Duyardın.
Hala duyuyorsun. Şimdi, şuan, seninle konuşurken, ruhunda geziniyorum yine. Baktığın yerden uzaklaşan bakışlarını, o kimselere hissettirmediğin bir anlık dalgınlığı, sadece anın yakaladığı o ince sızıyı.. Kapa gözlerini..
Sen hep duyacak mısın beni, ben hep anlatacak mıyım. Bilmiyorum.
Ama, madem ayrılanlar hala sevgili, ayrılanlar hala sevdalı, bu ayrılıkta bitmeli..
Ayrılık.. Ne çok korkardık bu sözcüğe yüklenen anlamdan. Oysa şimdi anlıyorum ki, ayrılığın kendisi değil, ayrılmakmış asıl zor olan. Ayrılmayı başarana kadar yaşanılanlar, o kanatan acıtan korkulu bekleyişler.. O kopuşu yaşamak, artık başka biri değil, sen olan o varlığı olduğu yerden çıkarmaya çalışmak, ağlayarak git artık içimden diyebilmek, ama daha derken pişman olup hayır kal ne olur diye yalvarmak.. Ne kadar zordu mabel.. Öyle içimdeydin ki, seni ordan çıkarmak kendimi paramparça etmek demekti.
Ayrılık.. O kanlı zafer.. Şimdi paylaştığımız işte bu. İçimizde o boşluğun büyük acısı yüzümüzde birbirimizin kanı var hala..
Sevgilim, Sevgilim diyorum son kez sana. Bir daha demiyeceğimdendir bu, ve bir daha yazmayacağımdan.
AyRıLık dA ßiTmeLi
|
Yorumlar (2) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
Benden başkası yasak..Senden başkası ölümdür bana ..
Pazar, Ekim 7, 2007
Benden başkası yasak..Senden başkası ölümdür bana ..
Benden başkası yasak..Senden başkası ölümdür bana ..
sensiz hayat haram bana biliyorum. sen olmadan geçen tek bir dakika bir ömür bana biliyorum. sensiz yaşanacak koca ömür bana tek gecedir biliyorum. biliyorum ya sesimi çıkaramıyorum.. tam konuşacakken tam haykıracakken olmuyor işte birşey engel oluyor ve yapamıyorum..
gecenin bir yarısı oturduğumda pencere kenarında rüzgarın tenime değişi, yüzümde garip bir gülümseme yaratışı seni hatırlatıyor bana.. bir müzik sesi geliyor kulağıma 'eğer yüreğindeysem sil gözyaşımı' o kadar anlamlı geliyor ki bu söz, zamansız yaşlar akıyor gözlerimden geceye... tane tane.. damla damla.. şimdiden 9 damla olmuş bile kağıdın üzerinde..
sabaha daha çok var. uğruna koca ömrümü adadığım bir gece daha var.. ve su anda dokuz damla olan gözyaşım kimbilir gecenin sonunda milyonlarla savaşacak. belkide hiç kendini göstermeyecek bile.. saklanacak.. ve koyduğumda başımı yastığa çıkacak saklandığı yerden. ama yine akmayacak. gözlerimden yüreğime,, yüreğimden de geceye.. damla damla,, tane tane..
ve sen,, içinde garip birşeyler hissedeceksin. aklına ben geleceğim. duracaksın durduğun yerde.. zaman da duracak. gözlerin gökyüzüne dalacak. uzunca bir süre bakakalacaksın.. gözlerimi göreceksin gökyüzündeki yıldızlarda. sonra ay'a bakacaksın. o kadar derinden bakacaksın ki yüreğimi göreceksin ayın içinde gizlenmişş..
elini uzatsan alacaksın sanki ay'ı yerinden ama ellerin gökyüzüne hep boş gidip boş dönecektir. ama bilrsin ay'a benzettiğin yüreğim zaten senindir.. seninkinin hemen yanıbaşındadır.. ve o yüreği oradan sökmek zordur. tanrı'dan başka kimsenin başaramayacağı kadar zor.. senin bile.. ewt garip ama, senin bile.....
öyle iyi yerleştirmişim ki.; öyle kuvvetlice çivilemişim ki; onu yüreğinin yanına çıkarmak ölümdür.. çıkaracak güç ölümdür. paramparça da olsa, kan da ağlasa, varsın yüreğinin içinde versin son nefesini. ödüldür bu bana.. yüreğimin yüreğinde can vermesi ödüldür. ödülümdür..
sevdiğim sevdamsın..
unutma; bu yürek sende can buldu.. seni mekan bildi kendine. benden başkası YASAK senden başkası ÖLÜMdür bana...
ne başkası yasağın olsun. ne başkası ölümüm olsun. sen benim, ben senin olayım yeter..
seni seviyorum...
|
Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
DeMeKi AyRıLıKLAr bÖyLe oLuYorMuŞ
Pazar, Ekim 7, 2007
DeMeKi AyRıLıKLAr bÖyLe oLuYorMuŞ
" Ey ayrılık; sen nasıl bişeysin Ki bütün aşklara hakimsin, aklım almıyor. Acaba bi Kere olsun aşKta kazanabilmek için sana mı aşık olmak qerek..??" demek ki böyle başlıyormuş ayrılıklar! qarip bir sıkıntı çörekleniyormuş içine.. nefesin daralıyormuş.. aqlamak qeliyormuş içinden... Bir yanın < hadi aqla > derken.. diqer yanın < sakın ! > diyormuş kızarcasına..
Bir siqara yakılıyormuş pencere önünde.. qecenin siyahına bakılıyormuş.. yüreğinin daha siyah olduğu fark ediliyormuş sonra.. Ellerin titriyormuş siqaranın küllerini pencere parmaklıklarından dışarıya savururken.. Sözde duma qözüne kaçıyormuş da bir -iki damla yaş süzülüyormuş.. Kendine yalan söylemeli başlıyormuş insanın o an.. ama itiraf edemiyormuş.. Sonra bitiyormuş siqara.. pencereden aşağı bırakılıyor ve karanlıkta qözden kayboluşu seyrediliyormuş...
ayaKların direniyormuş, titreyerek de olsa.. ağır adımlarla mutfağa kadar taşıyormuş bedenini.. bir bardak demili çayın yanında , bir siqara daha yakılıyormuş.. el ele çekilen resimler alınıyorumuş, şiirler ve hediyeler.. hepsi mutfak masasının üzerinde duran eski radyonun yanına bırakılıyormuş.. az sonra olacaklardan ürkerek ağır ağır oturuluyormuş sandalyeye.. Önce siqaralar yakılıyormuş, sonra yadiqar radyo açılıyormuş.. ağlamak isteniyormuş, ama ağlanamıyormuş.. her melodi bi sancı.. her nota bir hançer misali saplanıyormuş.. kanaması durdurulamayan yüreklere...
< qayet qüzel yaşarım ! > deniyormuş önce.. acınası bir qülümseme ile... aptalca qülümsemeler devam ederken yüzünde.. ŞAH-MAT!
evet, kaybettim diyormuş yüreğin.. isyanın en tepelere ulaşıyormuş.. Nedeen ?! diye haykırıyormuş insan.. semada yankılanıyormuş sesin..melekler ağlıyormuş, şehir susuyormuş.. uzaklardan dalqa sesleri qeliyormuş.. Kıyılar ağlıyor, tane tane kum parçacıklarını denize akıtıyormuş qözyaşları yerine.. sular sürüklüyormuş herşeyi.. Tüm değerler kayboluyormuş , insan ölüyormuş nazarında.. bulutlar ağlıyormuş, her damla binlerce ton ağırlığında düşüyormuş yüreğine.. su hızlanıp boğazına yükseliyormuş, boyunu aşıyormuş sonra.. sahilden eser kalmıyormuş, son bir nefes kalmıyormuş...
koskoca dünya yok oluyormuş.. ardından ölünüyormuş YAR!
demeK ayrılıklar böyle oluyormuş..!! _________________ sesin ve yüzün çok masumdu ben yanLı$tım sen dogru... kimse uyanıp yeni biri oLamaz anLayamadığım tek buLgu... acaba neden diye sayıkLarken zihnime istemsiz sorgu... farkına varamadık aynıydık yüzlerimizde hep korku...
|
Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
SENSİZ
Cumartesi, Eylül 29, 2007
SENSİZ
|
Yorumlar (4) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
Gittin
Cumartesi, Eylül 29, 2007
Gittin
|
sen gittin başladı yürek yangınım,sen gittin gitmelerine yangınım |
|
Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
Söz Vermi$tin BaNa..
Pazar, Eylül 16, 2007
Söz Vermi$tin BaNa..
Söz Vermi$tin BaNa..
Bu gece sıkıca kapat perdelerini.Ufaktan odana sızmaya çalışacağım.Bedenini saracagım buz gibi, öyle kolayca salmayacagım.Sıkı giyin.İstemem ruhunun hastalanmasını.En mutlu hatıralarını çiz bana.Hani o elele gezdigimiz günlerden birkaç dakika al, biraz da bakışmalarımızdan.Mahkuma getirilmiş iç çamaşırları gibi, yüzüm kızara kızara alacağım...
Aslında ne kadar uzundu degilmi hayat.Hani zaman dursa şimdi derdik ya beraberken.. Dursun ve biz böyle yaşlanalım.Dursun ve yemek içmek gibi ikinci plana attıgımız ihtiyacları unutalım.. Söz, namus derdik ya hep birbirimize.O yüzden sadece tek bir söz vermiştik birbirimize.Onlarca saat, onlarca akrep ve yelkovan dogurdu gecen zaman.Ama beraberdik ya.Ne önemi vardı tüm bunların.Gelmiş de, geçmiş de ne faydaydı soluklarımıza beraberken.Sadece iç çekişlerimize ortak oluyordu saatin tik tak ları.. Eski İstanbul'dan siyah beyaz bir kare gibi, bakıyordum ama göremiyordum.. Özlemek hiç bu kadar canımı yakmamıştı.Hani o çok büyük dedigimiz ayrılıklar da bile şimdiki kadar özlemiyordum seni.Aynı şehirde olmak bile yetiyor diyordum ya, gercekten yetiyormuş.Şimdi daha iyi anlıyorum.Öyle çok ahım şahım cümleler kurmayacağım sana.Senin gibi yazacağım,az ama öz.. Ağladığımı hissetmeyeceksin sen bunları okurken.Hıçkırıklarımı gülümseyen anılarımızla saklayacağım. Biliyorum, biliyorum artık sen yoksun yanımda.Yıllardır aynı yastığa baş koydugum sen, öyle aniden hayatıma giren sen derin bir sevgi ve koyu bir özlem bırakıp kaçıyorsun sözünden. Keşke aynı şehirde olsaydık sevgilim, keşke seninle aynı havayı soluyabilseydim.Hepsini geçtim de, kalbinin atışlarını duyabilseydim.. Şimdi yalnızca kırmızı bir gül birazda suyla haftada bir ziyaret edebiliyorum seni.Üstünde koyu renk bir örtü, baş ucunda her gördüğümde kabullen artık dercesine haykıran bir mermer. Gözlerimin matemine aldırma sevgilim.Elbet günün birinde, bir yerde tekrar kesişecek yollarımız.Şimdilerde bekaretini kaybeden sözümüzü yeniden kazanacağız.Sen yerinde rahat uyu şimdi.. Beni ise hiç merak etme.Çok iyiyim.Sana gelmek için gün sayıyorum.Bu gün yarın yanındayım. Sadece saçlarınında kaybolmayı özledim biraz, biraz da gülümseyişlerini. İçim buruk sadece, yanında olamadıgım için son gülüşlerinde. Adımı sayıklamışsın son nefesinde, dostlar söyledi. Hatırlıyormusun o sabah kavga edipte ayrılmıştık Ufak bir atışmaydı belkide. Söz demişsin elveda yerine, söz.. Sen rahat uyu can yoldaşım Bu gün yarın yanındayım
| Kod: |
Söz vermistin bana Yanıbasımda yasLanmaya Söz vermistik bu dünyaya Ne oLursak oLsaydık. Kac yıL gecti bak haLa, Son bakısın miras bana SakLı duruyor ne fayda, Bıraksaydın soLsaydık ! Hanqi bahane avutur, biLmem.Hanqi qünahın bedeLi bu ? Kandırmıyor ne qündüzüm, ne qecem.BöyLe intikam oLmaz. Çok mu fazLa bu sitem, Aqır deqiLmi bu ceza ? SöyLe kim cok qördü seni bana ? BöyLe yaLnız kaLınmaz. PayLasıLmıyor hüzün PayLasamam yoLu yok bunun, AnLatamam sözü yok bunun ÇekiLecek basa qeLdikce dertLer. Bi zaman bi yerde buLusuruz yoLu yok bunun, Kavusuruz yoLu yok bunun GörüLecek qünü qeLdikce. |
|
Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
AŞKA AYIP OLUYOR..
Çarşamba, Hazirane 20, 2007
AŞKA AYIP OLUYOR..
AŞKA AYIP OLUYOR
Günümüz insanı aşka aşık, aşığa değil… Aşkların kısa dönem askerlik gibi kısa sürmesinin nedeni herhalde bu.
Zaplanan aşıklar dönemi bu dönem! Kanaldan kanala geçer gibi aşıktan aşığa geçiliyor. Peki bu neden böyle oluyor? Çünkü insan insana sevgisiz, insan insana tahammülsüz, insan insan için fedakarlık duygusunu yitirmiş, insan insana kendini adamaktan kaçıyor.
Oysa fedakarlık, adanmışlık varsa vardır aşk. Fedakarlığın, adanmışlığın yaşamadığı yerde yaşamaz aşk. Ne yazık ki uğruna kendini adadığı ne bir ideali var günümüz insanının… Ne de uğruna kendini adadığı bir aşkı… Nerde ideali, aşkı uğruna her şeyden vazgeçen dünün insanı… Nerde hiçbir şey için hiçbir şeyden vazgeçmeyen bu günün insanı…
Bu günün insanı aşkta köşe dönmeci. Emek harcamadan yaşamak istediği gibi, emek harcamadan aşk yaşamak istiyor. Sevmeden sevilmek, vermeden almak istiyor. Hiç değilse bir koyup üç almak istiyor. Bir koyup üç alamadı mı ilişki bitiyor. İlişkiler çıkar menfaat üzerine kurulu.
Elektriklenmeler kısa devre. Bir günlük elektriklenmeler, bir gecelik sevişmeler aşk sanılıyor. Sevgili bayanlar baylar, aşka ayıp oluyor….!
|
Yorumlar (1) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
Uyanamazsam Esir(in)im
Pazar, Hazirane 10, 2007
Uyanamazsam Esir(in)im
Uyanamazsam Esir(in)im
Seslenişlerim gitgide güçsüzleşirken, sen bir diş ağrısı gibi saplanıyorsun ciğerime. Dilim acı(n)dan konuşamaz hale gelme eylemine geçtiğinde, sessiz kelimeler kurmaya başlıyor yüreğim. Sessiz sedasız birleştirip onları savuruyorum ardından rüzgara.
Bedenime yapışan ağrı(n) öyle büyük ki sevgili; ilaçlar faydasız, sızlanmalar boş kalıyor karşında.
Gün boyu içtiğim sigara artık teselli etmiyor beni.
Parmaklarımdaki izmarit kokusu ve sen; baş döndürmeye başladığınız anda, ben kayboluyorum bilmediğim bir zamansızlık içinde umarsızca.
… …. …..
Gece mavisi bir yerde bekliyorum şimdi. Yatağımda, gözlerimi kapatıp uyumaya çalıştığım anda düşüveriyorum buraya.
Uyanamazsam esir(in)im… Uyanırsam ağrı(n) devam edecek bilirim.
Zamanda yapışacaksın bana, zamansızlıkta da yakamda olacak ellerin oysa…Oysa bilirim, kaçmak istesem de sen her daim çıkacaksın karşıma, durmadan ve umursamadan beni.
Beni ve yüreğimi…
Zamansız rüya diliminin içinde; büyük bir saate bakmaktayım ellerim kelepçeli. Akreple yelkovan istifa edeli çok olmamış belli. Esaretliğimin başladığı zaman diliminde kaybolmuş dakikalar ve ben inadına beklemelerdeyim; bu zamansızlık içinde seni.
Ellerim kelepçeli… Bilmeden aslında niçin beklediğimi!
Uyanmakla uyanmamak arasında sıkışmış yüreğim; titrek bir kuşun ürkek kalbi gibi atmaktayken, mideme giren bir krampla esaretliğim son buluyor zamansızlıkta.
Ve… Gözlerimi açtığım anda saplanıyor ağrı(n)…
Dedim ya sana;
Uyanamazsam esir(in)dim zamansızlıkta… Uyandım ağrı(n) kaldığı yerden devam etti güçsüzleştirmeye sesimi…
Ve ben, bir burada bir zamansızlıkta devam ediyorum esaretime sevgili…
Çünkü; Seslenişlerim gitgide güçsüzleşirken, sen bir diş ağrısı gibi saplanıyorsun ciğerime. Dilim acı(n)dan konuşamaz hale gelme eylemine geçtiğinde, sessiz kelimeler kurmaya başlıyor yüreğim. Sessiz sedasız birleştirip onları savuruyorum ardından rüzgara.
Aldın mı en son yolladıklarımı? Söylesene sevgili, rüzgar usulca bıraktı mı onları avucuna?
Bak, vazgeçmedim… Tekrar birleştirdim ve yine yolluyorum onları sana!
Zamansızlıkta esir(in)im yar! Zamanda güçsüzleşmiş bir sesim, seni arayan esen rüzgarla semada…
Hadi birkez olsun duy artık beni yar! Duy güç bela birleşen kelimelerimi, Duy sesimi! Yar, Birkez olsun sen de uğraş benim gibi!
Sendeki beni görmek istiyorum demiştin bir gün, Şaşırmıştım.. Sevgimi göstermediğim, Sana dair bende taşıdığım güzellikleri, Yansıtmadığım tek bir gün dahi yoktu aslında.. Bendeki seni görmek için , Sadece gözlerime bakman yeterliydi.. Gözlerine değer değmez ışıldayan gözlerim , Yüzüne vuruyordu ve aydınlatıyordu seni pırıl pırıl.. Ellerim nerde duracağını şaşırıyordu yanında.. Bana sarıldığında yanan kavrulan bedenim, Sonsuza kadar dondurmak istiyordu o anı.. Yüzüme dokunduğunda ala kesiyordu yanaklarım.. Seni düşünmeden geçirdiğim tek bir anım dahi yoktu.. Ağzından çıkan her söz kanundu benim için.. Ömür saatim hep sana kuruluydu.. Pusulam sendin.. Rotam sendin.. Işığımdı varlığın karanlık gecelerde.. Uykuya daldığımda rüyalarım, Gözümü açtığımda sabahlarımdın.. Sen benim tutan elim, Koşan ayağımdın.. Beynimin içinde bir ur gibi, Günden güne büyüyen fikrim, Yüreğimin içinde artan sevincimdin.. Gece yarılarına kadar pencerelerde beklediğim, Yollarını gözlediğimdin.. Sensiz tek bir adım dahi atmadığımdın.. Sen benim ahtım, Sen benim yeminimdin.. Sen dokunmaya kıyamadığım, Koklamaya doyamadığımdın.. Ama yetmedi işte.. Yetemedim sana.. Şimdi hala görmek istiyor musun bendeki seni.. Bak öyleyse yüzüme.. Gözümden damlayan son gözyaşımsın SEN!...
Gece...gece yarısı..
Kendimle kaldığım anda yine yazmak,sana yazmak... İlk başta dedim "yazmasam mı" diye kendime,ama sonra yine doldurdum mürekkebimi,kalemim düştü beyaz yollara,"sen"in izini bulmaya. Aşk mektubu değildir bu yazdığım,sadece kalemimin coşkunluğu tuttu yine,"sen"li cümleleri özlemiş,benim seni özlediğim gibi... Düşündüğün gibi "kapalı kutu" olabilirim belki ama çekinmeden belki de milyon kez,istesen de istemesen de kağıtlara dökerim sana olan...seni hissettiğimi... Her bir yanı odamın "sen" oldu yine...Nedensiz,mecalsiz "seviyorum"lar dökülüyor benden yine.Durduramdığım gücüm sana işliyor yine,seninle... Söyleyemediklerini,cesarete erip döküverirmiş mektuplara insan,ama benim sana söyleyemediğim yok ki?Ne kadar çok "sen"le başlayana cümle varsa -"seni seviyorum","seni özledim","seninleyim","sana...."-işte ne kadarsa,söyledim sana...
Şimdi... Seni özledim... Ne bileyim işte,özledim.Sesini özledim,olmadık anlarda beni hal değişimlerine uğratan... Özlemeyi en çok sende sevdim sanırım... En çok "sen"li özlemler yaktı içimi... "Sen"li karanlığı özledim. En zifiriden aydınlığa kavuşulan anın tadını...
-Artık karanlıktan da korkmaz oldum,senle öğrendim.-
Gördüm ki sana yazmayı da özlemişim...Uçsuz-bucaksız beyazlara sadece benden seni anlatan çizgiler çizmeyi,herbiri anlamlı olan...
Aşk mektubu değildir bu yazdığım,daha çok herşeyimi özlediğimi fısıldamalarımdır... Kulağına erişir mi acaba nağmelerim?
Yine aklımda iki hece,dört harf... Sonra ardından altı hece,onüç harf... İkisi birbirinden ayrılmaz ki...
|
Yorumlar (5) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
i$te $imDi; heRkeSten özüR diLiyoRuM. .
Pazar, Hazirane 10, 2007
i$te $imDi; heRkeSten özüR diLiyoRuM. .
Kelimelerden alacaklı bir sağır gibiydim.. €nkazlar altında bitmek bilmeyen, çoğalan garip bir ruh halindeydim. Yüzünü ilk defa gören bir çocuk gibi gördüm kendimi… Düşman’ım sensiz geçen yıllara . . Özür dilerim…
ßüyük laflar ederek başladım yine .. Milyonda bir edilebilecek bir bağda buldum seni.. Öyle laflar ettim ki … Yeri doldurulamaz tümceler sarfettim. Sen de öyle… Oysaki ben varlığınla vardım. Yokluğunda bir “hiç” olacağımı çok geçmeden anlamalıydım. . .
Kırık kalplerle doldurdum yüreğini.. Depremler çoğaldı, sel aldı götürdü senden bana kalan özlemi.. Artık anlamı da kalmamıştı gizli ağlamaların. Yokluğunda ödenicek hesabım kalmamıştı. Yüreğimde barındıracak bir sevda kalmamıştı. Aslında; amacı vardı bu gidip gelmelerin…
Sahipsiz, bir başıma aldım elime bohçamı.. Hesapsız kitapsız çıktım yoluma. €vdeki hesap çarşıya uymadı ..
Kırık aynalarda gördüm garip beden ve o bedenle birleşmiş sahipsiz,körpe,saf bir ruh… Daha ne kadar dayanabilecekti oysaki?! Yavaş yavaş çözülüyordu yüreğindeki o ipi…
Alacağım vardı hayattan.. Çok şey vermiştim zavallı bedenimden öylesine.. Öylesine geçmişti tüm yıllarım.. Kim verecekti bunların hesabını?! Kim ödeyecekti hayattan alacağımı?! Kimse… Hiç kimse kalmamıştı şimdi. ßirbaşıma,öksüz,öylesine yaşamaya devam ediyorum işte.. İşte şimdi; asıl hayat başlıyor. Çok geçmeden yeniden doğmalıyım. Geçmişi silip, belkide hep bebek kalmalıyım. .
Yokluğunla çoğalıyor verdiğin acı.. ßi sana, bi uykuya hasretim! Gözlerimden ister istemez yaşlar akıyor. Özür dilerim…
ßir kelebek gördüm zarifce uçuşuyordu dallardan dala.. Aslında içinde cinayet besliyordu. ßir balık gördüm kimseye aldırış etmeden, özgürce ordan oraya yüzüyordu. Aslında içinde bir korku besliyordu. ßir insan gördüm “seviyorum” diyordu.Herşeyden çok… Oysa içinde beslediği duygulardan kimsenin haberi yOk.
Soruyorum şimdi size.. Her şeye rağmen, aldatılmak dahi olsa, Aşkı sevebilir misiniz?? Özlemle yaşayabilir misiniz?? Yalanlara daha fazla kanabilir misiniz? –Kanmalısınız.. Yoksa aşkı bir türlü bulamazsınız . .
Pes ediyorum şimdi.. Yalnızlığımla çoğalıyor yalnızlıklarım.. Kanıyorum yalanlara.. “Seviyorum” diyorum, “Seviyorum” diyor.. İnanıyorum. Hata yapıyorum, ağlıyorum,ağlatıyorum. İşte şimdi; herkesten özür diliyorum….
|
Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
<<< :::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::: |
|
|
|
|
|