Ask,Astroloji,Bebek dunyasi,Bilmeniz gerekenler,Engelliler kosesi,Erkek dunyasi,Kadin dunyasi,Gercek kesitler,Guzel sozler,Haber,Hayata dair,Kendi kalemimden,Kose yazilari,Mizah kosesi,Saglik,Siir,Takilar,Tarih ''HOŞ GELDİNİZ......BU SİTEDEKİ KONU VE İÇERİKLER PAYLAŞIM SİTELERİ ÜZERİNDEN ALINMIŞTIR (ALINTIDIR),BU SİTEYE YORUMCULAR TARAFINDAN YAZILAN HER KELİMENİN SORUMLULUGU KENDİLERİNE AİTTİR,BU SİTENİN AMACI HAYATA DAİR GÜZELİKLERİ BİR NEBZEDE OLSA PAYLAŞABİLMEKTİR,DİN,DİL,IRK,RENK,TÜRK,KÜRT,ALEVİ,HİÇ BİR MEZHEP AYIRT ETMEDEN,TÜM ZİYARETÇİLER YASAL KURALLAR ÇERÇEVESİNDE AYNI DEGER VE HAKLARA SAHİPTİR,HEPİMİZ AY YILDIZLI BAYRAGIYLA ***TÜRKİYELİYİZ***'' @---,--'---BU SİTE SİZİN BİZİM HEPİMİZİN SİTESİ---,---'----@
Free TURKEY MySpace Cursors at www.totallyfreecursors.com

Anasayfa/ Anasayfam Yap /Sık Kullanılanlara Ekle /Arsiv/Profilim/ Email /Yazdır



t_kla.gif

Image Hosted by ImageShack.us


1 bardak kolanın vücudunuzdaki seyahati‏
Ankara'daki Kandil Dağı‏‏
DIŞİŞLERİ BAKANI’NA AÇIK UYARI
DOMUZ GRİBİ (H1N1) KONTROLÜ!!!
Gizli Ayırımcılık....
Kamyon Yazıları Yasaklanmasın!... :)‏
ALDATMAK.......
YORUMSUZ......
ZEKİ KADINLARA SAYGILARIMLA
SHAY
Türkler ABD'ye nasıl bakıyor?‏
Birileri Türkiye'yi kandırmaya mı çalışıyor?...
YoRuMSuZ
SEVGİLİ DOSTLARIMA HİTABEN!!!
DİNİ YİRMİ KURUŞ A SATMAYANLAR‏
''Lem yelid ve löp yutar'' boykotu !
KIZLARINIZIN KATİLİ OLMAYINIZ
MUTLULUK TABLOSU
Bunlar biliyor muydunuz?‏
Türkiye için bir utanç fotoğrafı




ADIMDAN SANANE
isimsiz yaratıkmısın
ÖNCE NEYİ ELEŞTİRDİĞİNİZİ BİLECEKSİNİZ
sadece DTP mi?
Lanet olsun
dalgalanan TÜRK BAYRAĞI YOK
mrb sevgi hanım
KIZMA
sevgi hanım


Omerfarukciftci
Bagkur
Hastaneler
Eczaneler
Vergi kimlik sorgulama
Online ihbar
Kayıp şahıslar
SSK
Emekli sandıgı
Siyasi partiler
T.C Kimlik sorgulama
SHCEK
Türkiye istatistik kurumu


geyikfm09
meyraca
umudum
woelfin Barış
yesilim
bloving
hayaldunyam
pardus007
neframin
engellilervedostlari
bluepoison
cemrenur991
ozlemce88
sametjoy
nefci
benyaziyorum
ekinokssah
hayalleringemisi
redoks
mavideniz035
boncukdevrim
ikimizinyerine
htmlkodlar
masumsevgi
yaseminbydr
omerfarukciftci
benyaziyorumflashheader
hepsibenimki

<%Nerden Girmişler%>

logo

<%ArchiveInfo%>
ALDATMAK....... Salı, Ağustos 8, 2009
Kategori: Hayata dair

ALDATMAK.......

ALDATMAK..............
Tanım olarak,iki kişi arasındaki birlikte,taraflardan birinin 3.kişi ile yaşanan;duygusal,fiziksel
eylemler ve söylemlerdir.Aldatılma için somut göstergeler;yazılar,temaslar,ifadeler ve
davranışlardır.Eğer somut göstergeler yok ve sadece hissediş var ise bu sadakatsizlik olup
aldatmanın doğasını gösterir
Aldatmanın psikososyal dinamikleri arasında,aşırı yüceltilmiş karşı cins ve buna
ulaşamamanın verdiği acizlik duygusu olabilmektedir. Genelde bayanlar tarafından  tercih
edilmeyen biri evlendikten sonra tercih edildiğinde bilinç altındaki duygular depreşir ve elde
etme düşüncesi harekete geçer
Aynı zamanda kadına değer vermeyen,çok sık sevgili değiştiren birinin de aldatması bir
oyun ve heyecandan başka anlam taşımaz
A
ldatmanın nedenleri üzerine kafa yormuş olsak da belirtmeden önce şunu belirtmeliyim:
hiçbir ayrılık nedenin kabul görür yanı yoktur.Yani kişinin neden yaptığının kabul edilebilirliği
tartışılmaz olmaktadır

----*Eşin cazibesini yitirmesi
----*Hamilelik veya hastalıklı bir dönem
----*Sık görüşememek ve mesafe
----*30 yaş sendromu ve 40”lı yaşlara girerken(bu dönemler varlığını,duygularını ve
bedenini gözden geçirme sürecinin yoğun olduğu dönemdir
----*Cinsel sorunlar
----*ilişkide  iletişim sorunları
----*Çocuğun doğumu ile ilginin çocuğa yönelmesi ile değersizlik duygusu yaşamak
----*
Şiddet görmek
----*intikam
----*Yeni bir başlangıç yapmak  ve kendilik değerini test etmek için aldatmak(halen ilgi
çekici miyim,arzu ediliyor muyum?)
----*Son madde olarak tekrar belirtmek gerekir ki neden olabilir ama kabul görülmez

A
ldatmak,evliliklerin bitiminde en çok ilk üç madde arasında bulunmaktadır.Aldatma olayını
doğru göremeyen ve süreci doğru sürdüremeyen tarafların %75,i ayrılmış veya boşanmıştır(Z.Sungur)Aldatma sonrası,ilk öğrenilmek istenen“neden yaptır"sorusudur.Aslında herkes yaşadığı ve yaşattığı travmanın gerçek nedenini bulmak-bilmek ister.Kişi de bazen nedenini bilmeden aldatır.Ta ki derin sorgulamalar veya danışman desteği ile bunu bulana kadar.İşte sorun,nedeni bulurken aldatılanın nedeni, kendine mal etmemesidir.Neden ne olursa olsun aldatılan kişi,suçluluk içinde değildir

Aldatılan Kişinin  Durumu ve Yaşadıkları
-----*Aldatılacak kadar basit miyim?
-----*Demek ki hak ettim
----*K
ocamı kazanmak için artık her dediğini yapmalıyım
----*A
ptalım
-----*Bana bunu yapanı affetmem
-----*Ben de onu aldatacağım
-----*Depresyona girmek
-----*Güvensizliğin yarattığı düşünceler ile,her şeyden şüphe etmek.Eşinin her şeyini bilmek istemek-incelemek
----*B
ütün erkekler/kadınlar ayın önyargısı ile tavrını genelleştirmek
-----*Yaşadığı acıyı azaltmak adına rast gele yada  normalde istemeyeceği biriyle cinsellik/duygusallık yaşamak
-----*Boşluk,yalnızlık ve çaresizlik duygularını yaşamak
-----*Ailesine yakınlaşmak

A
ldatılan kişi,kendisine yapılan  olayı,içselleştirerek kendisinden kaynaklandığını düşünür.Ama yapılan araştırmaların sonucunda da %100 aldatmanın nedeni bulunamamıştır.Yukarıdaki nedenler ise ihtimallerdir.Aldatılan kişi,kayıp ve ölüm travmasına benzeyen travma yaşar.Bu nedenle ağır ve destek isteyen bir süreçtir.Nasıl davranmalı kısmı ise az sonra

Aldatan Kişinin  Durumu ve Yaşadıkları
----*S
uçludur
----*Ke
ndine inanamaz
-----*Kendini savunamaz.Bu nedenle bu konuların açılmasından korkar-gerilir
-----*Eşine suçluluk duygusundan dolayı devamlı taviz verir
-----*Utangaçtır.Başka insanların bilmesinden kaygılanır.kaygı ve depresyon görülebilir
-----*Umutsuzdur.Bu evlilik artık toparlanamaz.Mahvettim gibi.
-----*Bir an önce sürecin normalleşmesini ister
-----*Hep açıklama yapmaktan bıkmıştır.
Genel düşünce aldatan kişinin bu durumdan büyük zevk  aldığı düşüncesi olsa aslında,olay yaşanırken bir çatışma ve mutsuzluk hakimdir.Çünkü başına gelmesini istemediği bir şeyi yapmaktadır.Bu nedenle aldatma ortaya çıkarken aldatan kişinin de ruh halinin sağlıklı olmadığını unutmamalıyız.

ÖNERİLER VE YOL HARİTASI

----*Aldatan eşin yalansız bir şekilde olayı anlatması ve  tüm sorumluluğu üzerine alması
----*Aldatma anlatırken varsa yaşanan cinselliğin detaylarına girilmemesi ve aldatılan tarafın bunda ısrar etmemesi gerekir.Çünkü anlatılması halinde zihinde senaryolaştırma ve filmleştirme ile sorunun çözümü zorlaşır
----*Olayın başında;-ayrılmak,kararsızlık veya ilişkiye devam kararlarından birini vermeden önce,önce olayı öğrenmeye çalışın.İstediğiniz kararı yine verebilirsiniz
----*Sorunun çözümüne,anlaşılmasına ve olağan sürece geçene kadar aldatılan tarafın onayı ve rızası olmadan cinselliğin yaşanmaması
----*Soruları sorarken,ne zaman başladı,neden bitirmedin,cinsellik var mı,duygusallık var mı,tehdit edici bir durum var mı,önlem alınması gereken bir durum var mı?Soruları ağırlıklı kullanılmalıdır
----*Aldatan kişi 3.kişinin iletişim ve adres  bilgilerini vermemelidir.

Eğer aldatıldıysanız,
----*E
şinizle duygusal,cinsel ve paylaşım bağlarını konuşun.Bunları olay netlik kazanana kadar  devam etmeyeceğini ortaklaşa kararlaştırın
----*Devamlı sorgulamak yerine zaman dilimi belirleyin
----*Bütün detayları öğrenmeye çalışmayın
----*Sizin bunu fark edememeniz beceriksizliğiniz değil,güvenmenizin göstergesi olduğunu unutmayın
----*Evliliğinizi ve kendinizi suçlamak yerine,bunun bir evlilik sorunu ve eşinizin tutumu olduğunu unutmayın
----*Kendinizi başkasıyla kıyaslamayın
----*Benden güzel olsaydı  gam yemem demeyin.Sizden güzel olsaydı daha üzülürdünüz
----*Eşinizi devamlı kontrol etmeyin.Maillerini telini cüzdanın karıştırmayın.Bu ilişkinize yapıcı bir katkıda bulunmaz
----*Eğer iletişimle sorunu çözemiyorsanız karşılıklı anlaşarak birbirinize mektup yazın
----*Eşinizin aldatmasına onu aldatarak cevap vermeyin.Size sadece suçluluk hissettir. Sonraki zaman diliminde bu davranışınız sizi hep rahatsız eder
----*Olayın hemen ertesinde hiç bir şey olmamış gibi davranmak yerine,baş başa uzun zaman dilimi içinde olayın detaylı konuşulması,
----*Aldatılan eşin olayı tam öğrenmeden herkese açmaması ve bu olaydan dolayı eşine karşı alınacak tavır ve tepkileri hesaplaması
----*Çocuklara anlatırken, aldatan tarafı suçlamak ve cezalandırmak olarak değil durum hakkında bilgilendirmek olarak açıklanması.Aslında çocuklara anlatırken uzman desteği önemlidir
----*Yine çocuklara anlatırsa şayet; eşlerin aynı şeyleri söylemeleri veya beraber söylemeleri önerilir
----*Çok acı bir süreçti fakat geride kaldı diyebilmek.(M.Sungur).Kabullenmeyi gurursuzluk ve çaresizlik olarak değil, güçlü olabilmek olarak da düşünmeliyiz.

Aldattıysanız;
-----*Aldatma olayını olduğu gibi anlatın ve tüm sorumluluğu üzerinize alın
-----*Aldatmanızı,eşinize mal edecek nedenlere dayandırmayın
-----*Sessiz kalmak yerine, sorulara açık ve samimi cevaplar verin
-----*Evliliğiniz/ilişkiniz  hakkında net konuşun
-----*Sürecin iyileşmesi adına her şey yapmaya hazır olduğunuzu ona bildirin
-----*Eşinizin size güvenmemesine saygı gösterin. Hemen güvenmesini beklemeyin
-----*Aniden sevgi göstergelerinde bulunmayın. İnandırıcı değildir
-----*Mümkün olduğunca, aynı evde yaşamaya devam etmek, çocukların sorumlulukları, ev işleri, cinsellik gibi konularda baskı yapmayın ve eşinizle uzlaşın
-----*Benden ayrılamaz ne de olsa demeyin.Size muhtaç olduğunu düşünerek olayı ört bas etmeyin. Aksi taktirde intikam duygusunu perçinlersiniz.

O Eğer eşi gerçekten pişman olmuşsa,kadında aramızdaki sevgi bağını artırmak için ne yapmalıyım?diye düşünmeli.İnsan değerli bir şey kaybettiği zaman onu hemen unutmaz, tekrar bulmaya çalışır.
Evlilik de böyle.Aldatan eş,yere düşen mücevher gibidir.Mücevheri yere düştü diye çöpe atmak yerine,yerden alıp temizlemekte fayda var.
Ancak kadın,aldatan eşini affederken,ona mutlaka 'bir daha yaparsan sonuçları evliliğimiz için kötü olacak' mesajını vermeli.Çünkü aldatan erkeğin hemen affedilmesi,hiçbir şey olmamış gibi davranılması;onun bu olayı 'bir şey olmadı' şeklinde yorumlamasına ve aynı hatayı tekrarlamasına neden olur(N.Tarhan)
Aldatmalar travma etkisi yaratır.
Ama ilginç olan şudur ki,bazen aldatma olayından sonra evliliklerin daha sağlıklı yürümeye başladığı,bağlılık duygusunun arttığı,sorunların bu tip travmadan sonra netleşip çözüm için ortak hareket edildiği tespit edilmiştir.
Aldatma,sadece kötü evliliklerde olmaz.Dediğim gibi aldatılma,sizin dışınızdaki nedenlerden de olabilir  size dayandırılmış da olabilir.Ama aldatılan kişi ilişkisini veya evliliğini bitireceği gibi,devam da ettirebilir.Her aldatma boşanmayla bitmiyor.
Aldatılmanın sosyal boyutuna kısaca bakarsak, erkekler arasında pekiştirilen,övünülen,bir güç ve beceri  göstergesi olarak kabul edilen bir davranış olması, aldatmayı nicel olarak destekler.
Sanal aldatmayı  aldatmadan saymalıyız bu çerçevede.Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencilerinin gerçekleştirdiği,'Evlilik ve Sadakat'konulu araştırma,sanal flört ve sanal seksin,en yaygın aldatma biçimi haline geldiğini doğruluyor.
Hatta kimi zaman hayatlarına sadece renk katmak için cinsel tatmini internette arayanlar fiziksel bir temas söz konusu olmadığından,bu yaşananların aldatma ya da sadakatsizlik olmadığını düşünüyor.
A
yrıca,bayanlar içinde ise aldatma,yeni heyecan ve kendini kanıtlama olarak algılanmaktadır.Genç sevgili yapmak,duygusal boşluğunu doldurmak halen beğenildiğini test etmek de sosyal anlamda desteklenen göstergelerdir.

Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı
SEVGİLİ DOSTLAR,YAYIMLANAN KONULARA DÜŞÜNCENİZ NE OLURSA OLSUN YORUMLAYINIZ VE SİTEDE BEGENDİGİNİZ VEYA BEGENMEDİGİNİZ BÖLÜMLER HAKKINDA LÜTFEN AMA LÜTFEN BİR KELİMEDE OLSA DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZLERLE PAYLAŞINIZ.....DÜŞÜNCELERİNİZ BİZİM İÇİN ÖNEM TAŞIR........

YORUMSUZ...... Perşembe, August 27, 2009
Kategori: Hayata dair

YORUMSUZ......

Yorumlar (9) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı
SEVGİLİ DOSTLAR,YAYIMLANAN KONULARA DÜŞÜNCENİZ NE OLURSA OLSUN YORUMLAYINIZ VE SİTEDE BEGENDİGİNİZ VEYA BEGENMEDİGİNİZ BÖLÜMLER HAKKINDA LÜTFEN AMA LÜTFEN BİR KELİMEDE OLSA DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZLERLE PAYLAŞINIZ.....DÜŞÜNCELERİNİZ BİZİM İÇİN ÖNEM TAŞIR........

SHAY Pazartesi, August 24, 2009
Kategori: Hayata dair

SHAY

Okuma ve öğrenme zorluğu çeken çocuklara özel eğitim veren bir okul icin bağıs toplama yemeğinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuşma yaptı. Okula kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra şöyle bir soru sordu: 'Dışardaki etkenler tarafından etkilenmedikçe doğa herşeyi mükemmel bir şekil ve sırada yapıyor. Ama yine de oğlum Shay, diğer çocukların öğrendikleri gibi öğrenemiyor. Diğer çocukların anlayabildikleri gibi anlayamıyor. Oğlumda doğal olması
gereken şeyler nerede?'

Bu soru karşısında dinleyiciler sessiz kaldılar.

Baba devam etti. 'Ben inanıyorum ki, dünyaya fiziksel ve zeka engelli Shay gibi bir çocuk geldiğinde, gerçek insan doğası kendini gösterme fırsatını buluyor ve bu da insanların o çocuğa davranış şekillerinde kendini gösteriyor.'

Ve sonra aşağıdaki hikayeyi anlatmaya başladı:

Shay ve babası bir gün parkta Shayin tanıdığı birkaç çocuğun baseball oynadıklarını gördüler.
Shay sordu, 'Acaba oynamama izin verirler mi?'
Shay'in babası çoğu çocuğun Shay gibi bir çocuğun takımlarında oynamasını istemeyeceklerini ama aynı zamanda eğer oğluna izin verirlerse oğlunun o çok ihtiyacını duyduğu, engellerine rağmen başkaları tarafından kabul edilmenin özgüveni ve sahiplenme duygusunu vereceğini de biliyordu.
Shay'in babası çocuklardan birinin yanına yaklaştı ve (fazla birşey
beklemeyerek) Shay in oynayıp oynayamayacağını sordu. Çocuk şöyle danışabileceği birilerine baktı ve sonra 'Şu anda 6 sayı gerideyiz ve oyun sekizinci turunda. Herhalde takıma girebilir ben de onu dokuzuncu turda vurucu olarak sokmaya çalışırım' dedi.

Shay büyük bir gayretle takımın yanına gitti ve yüzünde kocaman bir gülümseme ile takım t-shirtini giydi. Babası gözünde yaş, kalbi sıcak duygularla dolu onu izledi. Çocuklar oğlunun kabul edilmesinden dolayı babanın mutluluğunu gördüler. Sekizinci turun sonunda Shay'in takımı birkaç puan kazandı ama hala 3 sayı gerideydi. Dokuzuncu turun başında Shay eldiveni eline geçirdi ve sağ açık sahaya çıktı. Ona doğru hiç top isabet etmemesine rağmen oyunda olmaktan son derece mutluydu ve babasının ona tribünlerden el salladığını gördüğünde yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.
Dokuzuncu turun sonunda Shay'in takımı yine puan kazandı. Şimdi bütün kaleler doluydu, oyunu kazanma şansı ortaya çıkmıştı ve topa vurma sırası Shay'e gelmişti.

Bu noktada Shay'in vurucu olmasına izin vererek oyunu kaybetme riskini mi almalıydılar? Şaşırtıcı bir hamleyle Shay'e sopayı verdiler. Herkes topa isabet ettirme şansının sıfır olduğunu biliyorlardı çünkü bırakın topa vurmayı Shay sopayı bile elinde tutmasını bilmiyordu.

Ama Shay sahaya çıktığında top atıcı, diğer takımın kazanma şanslarını bir kenara bırakarak Shay'e bu fırsatı tanıdıklarını görünce birkaç adım öne giderek yumuşak bir şekilde topu Shay'e doğru fırlattı. İlk topa Shay zorlukla sopayı savurdu ama ıskaladı. Atıcı tekrar birkaç adım öne doğru geldi ve topu yine yumuşak bir şekilde Shay'e doğru attı. Shay sopayı savurdu ve hafifçe topa dokunarak yere atıcıya doğru vurdu.

Oyun şimdi bitecekti. Atıcı topu yerden aldı ve ilk kaledeki adamına
kolaylıkla atabilecek ve Shay'i sobeleyerek oyunu bitirebilecekti.

Ama atıcı topu aldı ve ilk kaledeki adamının başının üzerinden diğer takım arkadaşlarının erişemeyeceği yere fırlattı.
Tribünlerdeki herkes ve iki takımda bağırmaya başladılar, 'Shay, ilk kaleye koş, ilk kaleye koş!' Shay hayatında hiç bu kadar uzağa koşmamıştı ama ilk kaleye gidebildi. Şaskınlıktan büyümüş gözleriyle yere çöktü.

Herkes bağırmaya devam etti, 'İkinci kaleye koş, ikinci kaleye koş' Nefes nefese Shay zorlukla ikinci kaleye koşabildi. Shay ikinci kaleye geldiği sırada açık sahada diğer takımdan biri topu almıştı ... takımın en küçüğü olan bu çocuk kahraman olma şansını elinde tutuyordu. Topu ikinci kaledeki adamına atabilirdi ama top atıcısının niyetini anladığından o da kasıtlı olarak topu üçüncü kaledeki arkadaşının başının üzerinden attı.

Herkes bağırıyordu, 'Shay, Shay, Shay, bütün yolu koş Shay'

Karşı takımdan birinin yardım ederek onu üçüncü kaleye doğru döndürmesiyle Shay üçüncü kaleye koşabildi, 'Üçüncüye koş! Shay, üçüncüye koş!'

Shay üçüncüye gelirken diğer takımdakı çocuklar ve seyirciler ayağa
kalkmışlardı ve bağırıyorlardı, 'Shay, hepsini koş! Hepsini koş!' Shay
hepsini koştu ve oyunu takımı için kazanan bir kahraman olarak herkes tarafından alkışlandı.

'O gün', dedi babası, gözlerinden yaşlar aşağıya doğru süzülerek,
'iki takımdaki çocuklar da dünyaya bir parça sevgi ve insanlık getirmeyi başardılar'.

Shay bir sonraki yaza yetişemedi. O kış  öldü. Bir kahraman olduğunu ve babasını mutlu ettiğini ve eve geldiğinde annesinin de gözyaşları içinde onu kucakladığını asla unutmadı.

Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı
SEVGİLİ DOSTLAR,YAYIMLANAN KONULARA DÜŞÜNCENİZ NE OLURSA OLSUN YORUMLAYINIZ VE SİTEDE BEGENDİGİNİZ VEYA BEGENMEDİGİNİZ BÖLÜMLER HAKKINDA LÜTFEN AMA LÜTFEN BİR KELİMEDE OLSA DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZLERLE PAYLAŞINIZ.....DÜŞÜNCELERİNİZ BİZİM İÇİN ÖNEM TAŞIR........

KIZLARINIZIN KATİLİ OLMAYINIZ Çarşamba, Mayıse 24, 2009
Kategori: Hayata dair

KIZLARINIZIN KATİLİ OLMAYINIZ

 Ana ve babalara sesleniyorum:
Evlâtlarınızın katilleri olmayınız. Hiçbir anne ve baba evlâdını katl etmez, burada kullandığım katil sözcüğü mecazî mânâdadır.
Dilimizde "Kızını dövmeyen dizini döver" diye bir atasözü vardır. Dövmekten maksat fiilî dayak değil, kızını korumak, denetlemek, ona nasihat etmek, tedbir almak, onun koruyucu meleği olmak demektir.
15, 16, 17 yaşlarındaki kızları, İstanbul gibi canavar bir şehirde başıboş bırakmak, onları korumamak cinayet değil de nedir?
Bu yaştaki kız çocukları tecrübesizdir, kendini koruyacak birikime sahip değildir.
Başı boş bırakılan, korunmayan, uyarılmayan, denetlenmeyen bir kız vahşice öldürülürse, suç onda değil; öncelikle katilin ana babasında ve maktulenin (öldürülen kızın) ana babasındadır.
Toplum da, devlet de suçludur.
İyi bir aileye mensup bir genç delikanlı nasıl olur da kendisini seven, kendisine güvenen genç bir kızı korkunç bir şekilde öldürebilir?.. Demek ki, onun ana babası çocuklarını iyi yetiştirememiştir. Oğlum iyi yaşasın, oğlumun lüks bir Porsche'si olsun, oğlumun her dediği olsun diyen zengin bir aile oğlunu mânen katl ve katil etmiş olur.
Kızım gezsin tozsun, kızım gönlünce eğlensin, kızım yabancı bir erkeğin evine serbestçe gitsin diyen bir ana baba, o kız öldürülürse elbette suçlu olur.
Evet suç sadece katil gençte değildir.
1.Kızın ailesi de suçludur.
2. Katil gencin ailesi de suçludur.
3. Eğitim sistemi de suçludur.
4. Toplum da suçludur.
5. Devlet de suçludur.
Okullarımızda uyuşturucu kullanma yaşı 11'e düşmüştür.
Okullarda genç nesillere güçlü bir ahlâk ve karakter terbiyesi verilmemektedir.
Cinsel ahlâk konusunda Türkiye İsveç veya Fransa'ya benzemez. Her ülkenin kendi sosyal ve kültürel yapısına göre ahlâkî değerleri vardır. Bu değerleri yıkarsanız toplum çöker.
Türk toplumunun temeli ailedir. Aile çökerse toplum da çöker. Aile sarsılır ve zayıflarsa toplum da sarsılır ve zayıflar.
Bizim kültürümüzde, Batı'nın yitirmiş olduğu iki temel değer vardır, biri iffet, diğeri ar ve hayâdır.
Türkiye uluslararası çocuk ve kadın hakları ile ilgili uluslararası sözleşmelere imza koymuştur.
Kadın Hakları Sözleşmesinde "Bu sözleşmeye imza koyan devletler, kadınların fahişe (seks kölesi) olarak çalıştırılmayacağını taahhüt ederler" mealinde bir madde vardır. Türkiye bu maddeye riayet etmemekte; TC antetli resmî belgeyle (vesika)bazı bedbaht kadınlara yasal olarak ve serbestçe fahişelik yapmak hakkını vermektedir. Hem de bu işten KDV ve gelir vergisi alarak. Böyle rezalet olmaz!..
Vahşice öldürülen kız konusu, sadece bir boyutuyla ele alınmamalı, bütünüyle ele alınmalıdır.
Liselerde ve üniversitelerde kız çocuğu okutan aileler dikkatli olsunlar, kızlarına fazla baskı yapmasınlar ama büsbütün de başı boş bırakmasınlar. Yavrularını denetlesinler, yavrularını uyarsınlar, yavrularının ayaklarının kaymaması için onların eteklerinden tutsunlar. Serbestliğin de bir hududu vardır.
Zavallı kız denetlenseydi, kontrol altında tutulsaydı, kendisini bekleyen tehlike konusunda uyarılsaydı, korunsaydı bu facia yaşanmamış olacaktı.
Anneler ve babalar, mecazî mânâda kızlarınızın katili olmayınız.
(Estetik ameliyatla yüzü değiştirilmek... Bambaşka bir kimlik edinmek... Kaybolmak...Yakalanmamak...)

Yorumlar (1) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı
SEVGİLİ DOSTLAR,YAYIMLANAN KONULARA DÜŞÜNCENİZ NE OLURSA OLSUN YORUMLAYINIZ VE SİTEDE BEGENDİGİNİZ VEYA BEGENMEDİGİNİZ BÖLÜMLER HAKKINDA LÜTFEN AMA LÜTFEN BİR KELİMEDE OLSA DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZLERLE PAYLAŞINIZ.....DÜŞÜNCELERİNİZ BİZİM İÇİN ÖNEM TAŞIR........

MUTLULUK TABLOSU Pazar, Mayıse 21, 2009
Kategori: Hayata dair

MUTLULUK TABLOSU

Evini bir parti sonrası temizlemek için saatlerce uğraşıyorsan

Bir çok arkadaşın var demektir

Faturalarını ödeyebiliyorsan

Bir işin var demektir.

Pantolonun biraz sıkıyorsa

Aç kalmıyorsun demektir.

Gölgen seni izliyorsa

Güneş ışığını görüyorsun demektir.

Otobüsten indiğin yerden işyerine yolu uzun buluyorsan

Yürüyebiliyorsun demektir

Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyorsan

Konuşma özgürlüğün var demektir

Yanındaki adamin sesinden rahatsız oluyorsan

Duyuyorsun demektir.

Camları silmen , çatıyı onarman gerekiyorsa

bir evde yasiyorsun demektir

Doğalgaz faturan yüklü geliyorsa

Isınıyorsun demektir

Yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırların varsa

Yığınla giyeceğin var demektir

Çalar saatin sabahın köründe çalıyorsa

Yaşıyorsun demektir

Aksamları kendini yorgun hissediyor ve bacakların ağrıyorsa

O gün üretici olmuşsun demektir

VE TÜM BUNLARIN FARKINA VARABİLİYORSAN!

MUTLUSUN DEMEKTİR

 

 

MUTLULUK...

Sorunsuz bir yaşam değil,

Onlarla başa çıkabilme yeteneği demektir...

Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı
SEVGİLİ DOSTLAR,YAYIMLANAN KONULARA DÜŞÜNCENİZ NE OLURSA OLSUN YORUMLAYINIZ VE SİTEDE BEGENDİGİNİZ VEYA BEGENMEDİGİNİZ BÖLÜMLER HAKKINDA LÜTFEN AMA LÜTFEN BİR KELİMEDE OLSA DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZLERLE PAYLAŞINIZ.....DÜŞÜNCELERİNİZ BİZİM İÇİN ÖNEM TAŞIR........

Basarinin Sirri...‏ Cumartesi, Ocak 31, 2009
Kategori: Hayata dair

Basarinin Sirri...‏

İş adamının işleri bozulmuştu. Ne yaptıysa olmuyordu. Bir zamanlar çok başarılı bir insan olmasına rağmen şimdi büyük olan sadece borçlarıydı. Bir taraftan kredi verenler onu sıkıştırırken, diğer taraftan da bir sürü insan ödeme bekliyordu. Çok bunalmıştı ve hiçbir çıkış yolu bulamıyordu. Nefes almak için parka gitti. Bir banka oturdu, başını ellerinin arasına aldı ve bu durumdan nasıl kurtulacağını düşünmeye başladı.
 
Tam bu sırada birden, önünde yaşlı bir adam durdu. 'Çok üzgün görünüyorsun. Seni rahatsız eden bir şey olduğu belli… Benimle Paylaşmak ister misin?' diye sordu yaşlı adam. İşadamının yakınmalarını dinledikten sonra da, 'Sana yardım edebilirim' dedi. Çek defterini çıkardı. İşadamının adını sordu ve ona bir çek yazdı. Çeki ona verirken de şöyle dedi: 'Bu para senin. Bir yıl sonra seninle burada buluştuğumuzda bana olan borcunu ödersin. Hadi al' dedi. Ve yaşlı adam geldiği gibi hızla gözden kayboldu.
 
İşadamı elindeki çeke baktı. Çekte 500 bin dolar yazıyordu ve imza ise John Rockefeller'e aitti, yani o gün için dünyanın en zengin adamına. 'Tüm borçlarımı hemen ödeyebilirim' diye düşündü. John Rockefeller'e ait bu çekle her şeyi çözebilirdi. Ama çeki bozdurmaktan vazgeçti. Bu değerli çeki kasasına koydu. Onun kasasında olduğunu bilmenin güveniyle yepyeni bir iyimserlikle işine tekrar dört elle sarıldı. Büyük küçük demeden tüm işleri değerlendirmeye başladı. Ödeme planlarını yeniden yapılandırdı. İyi yapılan işler yeni işleri doğurdu. Birkaç ay sonra tekrar işlerini yoluna koyabilmişti.
 
Takip eden aylarda ise borçlarından tümüyle kurtulup hatta para kazanmaya başlamıştı. Tüm bir yıl boyunca çalıştı durdu. Tam bir yıl sonra, elinde bozulmamış çek ile parka gitti. Kararlaştırılmış saatin gelmesini bekledi. Tam zamanında yaşlı adamın hızla ona doğru geldiğini gördü. Tam ona çekini geri verip başarı öyküsünü paylaşacakken bir hemşire koşarak geldi ve adamı yakaladı. Hemşire 'Onu bulduğuma çok sevindim, umarım sizi rahatsız etmemiştir' dedi. 'Çünkü bu bey sürekli olarak huzur evinden kaçıp, bu parka geliyor. Herkese kendisinin John Rockfeller olduğunu söylüyor' diye ekledi. Hemşire adamın koluna girip onunla birlikte uzaklaştı.
 
İşadamı şaşkın bir şekilde öylece durdu kaldı. Sanki donmuştu. Tüm yıl boyunca arkasında yarım milyon dolar olduğuna inanarak işler almış, yapmış ve satmıştı.
Birden,  hayatının akışının değiştiren şeyin para olmadığını fark etti.
Hayatını değiştirenin yeniden kendinde bulduğu kendine güven ve inançtı.
 
Son söz: Başarının sırrı, kasamızda duran değil, kendi kalbimizde ve kafamızda olanlardır. Başka yerde aramaya gerek yok.

Yorumlar (2) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı
SEVGİLİ DOSTLAR,YAYIMLANAN KONULARA DÜŞÜNCENİZ NE OLURSA OLSUN YORUMLAYINIZ VE SİTEDE BEGENDİGİNİZ VEYA BEGENMEDİGİNİZ BÖLÜMLER HAKKINDA LÜTFEN AMA LÜTFEN BİR KELİMEDE OLSA DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZLERLE PAYLAŞINIZ.....DÜŞÜNCELERİNİZ BİZİM İÇİN ÖNEM TAŞIR........

Geri alınamayan şeyler Cumartesi, Ocak 31, 2009
Kategori: Hayata dair

Geri alınamayan şeyler

Geri alınamayan şeyler

 

Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı. Uyku sersemi adam telefonu açtı.
Telefondaki ses annesine aitti. Telaşlandı, korktu başlarına bir şey mi gelmişti?

Annesi:

-'nasılsın oğlum iyi misin' diye sordu.

Oğlu şaşkın bir ifadeyle:

-'iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu siz iyi misiniz?' dedi.

Annesi:

-'biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim' dedi.

Oğlu da:

-'anne bunun için mi aradın saat sabahın üç buçuğu yarın da konuşabilirdik' deyince

 

Annesi de:
-'rahatsız mı ettim oğlum?' dedi.

Oğlu:

-'evet anne rahatsız ettin' deyince,

 

Annesi:
-'30 sene önce sen de beni bu saatte rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu olsun...

Hayatta geri alınamayacak iki önemli şeyden biri zaman diğeri de söylenen söz dür...

Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı
SEVGİLİ DOSTLAR,YAYIMLANAN KONULARA DÜŞÜNCENİZ NE OLURSA OLSUN YORUMLAYINIZ VE SİTEDE BEGENDİGİNİZ VEYA BEGENMEDİGİNİZ BÖLÜMLER HAKKINDA LÜTFEN AMA LÜTFEN BİR KELİMEDE OLSA DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZLERLE PAYLAŞINIZ.....DÜŞÜNCELERİNİZ BİZİM İÇİN ÖNEM TAŞIR........

Arada kalanlar... Çarşamba, Kasım 10, 2008
Kategori: Hayata dair

Arada kalanlar...

Arada kalanlar...

Bizim kusaklar arada kaldilar.
Bizler "bilgisayarlar" ile "daktilolar" arasinda kaldik.
"Tel dolaplar" ile "buzdolaplari" arasindaki kusagiz biz.
"Nihansin dideden" ile "Love story" arasindaydik.
Vitrindeki "Renkli ti-vi" ile evdeki "siyah-beyaz" arasinda ne
kadar gidip geldik, bilemezsiniz.

"Hamburger" ile "kofte" arasindaki kusaktir bizim kusak.
"Mahalle bakkali" ile "supermarketlerin" arasinda...
"Veresiye defterleri" ile "kredi kartlari"nin tam ortasindaydik.
"Milliyetcilik" ile "yabanci sermaye" arasinda bir yerde...
"G-string" ile "dantel don" arasinda...
"Yerli mali" ile "marka" arasinda...
"Ask" ile "flort" arasinda...
"Ucu parfumlu mektuplar" ile "e-mail'ler" arasinda...
"Alin teri" ile "kolay para" arasinda...
"Meyhane" ile "Reina" arasinda kaldik...
Arada kalan kusagiz biz.
"Tel cember" ile "ates eden pilli robot" oyuncaklarinin arasinda
kala kala buyuduk.
"Arnavut tasi" ile "asfalt" sokaklarin kesistigi koseydi yerimiz.

Iste bakin;
"Cumhuriyet" ile "demokrasi" arasinda sIkistik,

birisine kossak oburunu yitiriyoruz.
"Namus" ile "para" arasindayiz.

Hangisi?..

"Havuc maskesi" ile "botoks" arasinda...
"Berber Mahmut" ile "Erkek kuaforu Lemi" arasinda kalmakti bizimkisi.

Yine saskiniz bu gunlerde.
El opulen, seker ikram edilen ziyaretler mi, yoksa Antalya'ya
gitmek mi bayram?..
Aradayiz yine dostlar.
Boyle gunler gelip cattiginda benim canim sIkilir.
Ucuk aklim eski ile yeni arasinda sIkisip kalir.
Tek ayagimin uzerinde ziplaya ziplaya donerim.
Sonunda...
Gulmek ile aglamak arasinda...
Bukerim boynumu.
Bir yanimda sevinc, bir yanimda huzun...

Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı
SEVGİLİ DOSTLAR,YAYIMLANAN KONULARA DÜŞÜNCENİZ NE OLURSA OLSUN YORUMLAYINIZ VE SİTEDE BEGENDİGİNİZ VEYA BEGENMEDİGİNİZ BÖLÜMLER HAKKINDA LÜTFEN AMA LÜTFEN BİR KELİMEDE OLSA DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZLERLE PAYLAŞINIZ.....DÜŞÜNCELERİNİZ BİZİM İÇİN ÖNEM TAŞIR........

SENDE Mİ UNUTTUN BENİ BEY‏ Perşembe, Eylül 16, 2008
Kategori: Hayata dair

SENDE Mİ UNUTTUN BENİ BEY‏


BEY

Son günlerde, bir surat, bir surat ki gelinde,
Çayımı bile yarım dolduruyor bey.
Allah'tan kulaklarım ağır işitiyor da
Duymuyorum ne söylediğini
Ama yine de hissediyorum bey;
Beni bu evde galiba istemiyor artık
Hey gidi günler heeey.
Oğlunu bilirsin, vur kafasına al lokmayı
İki ara bir derede ne yapsın ana bu Atsa atılmaz, satsa satılmaz.
Bana artık gizli gizli sarılıyor bey...
Dün akşam uyurken öptü beni biliyor musun?
Nasıl ağırıma gitti nasıl
Artık akide şekeri de getirmiyor.
Hani dişlerim yok ya, güya yerken garip sesler çıkarıyormuşum da
Çocuklar iğreniyormuş benden.
Yok,vallahi yalan bey, hiç yapar mıyım ben öyle şey?
Gelin çocuklara masal anlatmamı da yasakladı
Üstelik seninle konuşuyormuşum diye duvardaki resmini biryere sakladı
Olsun,
koynumdaki resminden haberi bile yok!
Yine de beddua edemem bey,
Oğlumun karısı, torunlarımın anası o.
Geçenlerde üst komşular geldi,
Ne konuştuklarını duymayayım diye kapıyı üstüme kilitledi.
Duymadım, duymadım, lakin hissettim.
Düşkünler evine yatıracaklarmış önümüzdeki ay beni
Ne yalan söyleyeyim epey ağırıma gitti, epey,
Ha, sen ne diyorsun bey?
Hani bir görünsen oğluna, ne de olsa babasısın,
Seni dinler.
Bu odada oturur, vallahi hiç dışarı çıkmam.
Akide şekeri de istemem.
Masal da anlatmam artık çocuklara
Ne olur ayırmasınlar beni bu evden
Yaşayamam nefes bile alamam
Sana ait anılardan uzak ne yaparım ben, ne yaparım?
Şu camın pervazında hayalin durur, çekmecelerde el izin.
Bastonun hâlâ duvarda asılı.
İstemiyorlar beni artık, istemiyorlar hasılı.
Hey gidi günler hey
Hani diyorum bir çağırsan
Yoksa, yoksa sendemi unuttun beni bey
Sendemi unuttun beni bey?

Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı
SEVGİLİ DOSTLAR,YAYIMLANAN KONULARA DÜŞÜNCENİZ NE OLURSA OLSUN YORUMLAYINIZ VE SİTEDE BEGENDİGİNİZ VEYA BEGENMEDİGİNİZ BÖLÜMLER HAKKINDA LÜTFEN AMA LÜTFEN BİR KELİMEDE OLSA DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZLERLE PAYLAŞINIZ.....DÜŞÜNCELERİNİZ BİZİM İÇİN ÖNEM TAŞIR........

Mesele Yataktan Kalkabilmek... (Mükemmel bir yazı) Cuma, Eylül 10, 2008
Kategori: Hayata dair

Mesele Yataktan Kalkabilmek... (Mükemmel bir yazı)

Yarın sabah saat yedi buçukta kalkacağım" dedi genç kız.. Sonra ertesi günün programını yaptı.. "Duş.. Kahvaltı.. Evden çıkış.." diye başlayarak.. Önemli bazı ihtiyaçlarını karşılamak üzere alışveriş merkezine gidecekti. Sonra öğle yemeğinde uzun zamandır görmediği bir arkadaşı ile buluşacaktı. Öğleden sonra bir iş randevusu vardı..
Saati sabah 7.30'da çalarken "Duş yapmasam da olur" diye düşündü... "Yarım saat daha kestireyim.."
Bir yarım saat daha için kahvaltıdan da vazgeçti..
Alışveriş mi?.. O kadar da önemli değildi canım.. Ertesi güne kalabilirdi. Öğleye kadar uyusa ne kadar iyi olacaktı. O kadar sıcak ve çekici idi ki, yatak..
Öğle yemeğinde arkadaşı ile buluşma mı?.. Bunca zamandır görüşmemişler de ne olmuştu yani.. Birkaç gün sonra yeseler yemeği ne olurdu ki?.. Bir telefon eder, yok canım, yüz yüze konuşmak zor, bir mesaj çeker ertelerdi yemeği.. Oh be.. Artık canının çektiği kadar uyuyabilirdi..
Uyudu.. İş randevusuna, aç biilaç, alelacele yapılmış bir makyaj, iki fırça ile düzeltilmiş saçlar ve uykudan şişmiş gözlerle girerken, aynaya bakmadığı için, neden başarılı olamadığını da anlayamadı..
O gece yatarken gene plan yaptı.. 7.30 kalkış.. Duş.. Kahvaltı.. Gazetelere bakma.. 9.00: Alışveriş merkezine gidiş. 11.30: Arkadaşla buluşma.. 14.00: İş randevusu..
..Ve sabah 7.30 da saati çaldığında "Canım kahvaltı çekmiyor, duşu da daha dün gece aldım.." diye mırıldandı, yastığı kafasının üstüne koyup öbür tarafa döndü.
Kim mi anlattığım.. Siz.. İçinizden biri.. Kimbilir kaç kişisiniz orda.. Kaç yüz.. Bin..
Başarı, yataktan kalkma ile başlar.. Bu kadar basit.. Ama o kadar da zor..
Bir araştırma yapın yakın çevrenizde.. Başarılı olanlar, yataktan kalkmayı bilenlerdir.
Nedir yataktan kalkmayı bilmek.. Karar verdiğin saatte gözünü açtığın anda, fırlayıp yataktan çıkmak.. Bir dakika bile gecikmeden.. Bir dakika bile yatak miskinliği yapmadan..
Uçak kaçacaksa, yaparız bunu.. Ama hayat kaçarken yapmayız.. Kaçan uçağın yenisi vardır oysa.. Ama kaçan hayatın saniyesi geri gelmez..
Yataktan kalkmayı öğrenmek, kendini tanımakla başlar..
Kendinizi iyi tanırsanız, kalkacağınız saati doğru belirler, güne doğru, yapabileceğiniz, başarabileceğiniz planla başlarsınız..
Saat 7.30'da yataktan çıkamadığınızı bile bile her gece "7.30 kalkış" diye yattınız mı, kendi kendinizi aldatır, daha kötüsü giderek aşağılık kompleksine düşersiniz.. "Ben ne berbat bir insanım. Verdiğim en basit kararları bile uygulayamıyorum" diye..
Bakın.. Hayali değil, gerçekçi planlar yapın..
"10.00'da kalkacağım" deyin.. Ama kalkın.. Geceden verdiğiniz kararları, ertesi gün uyguladığınız ölçüde kendinize güveniniz artmaya, kişiliğiniz oturmaya başlar.
O zaman 7.30'da da rahatça kalkabilecek güce ulaşırsınız..
Yapamayacağınızı ezbere bildiğiniz planları her gece yatarken yapmak, sizi yaşarken öldürür.
Durmadan plan yapıp ertelemek, hiç plan yapmamaktan çok daha hızla çürütür insanı..
Yataktan kalkacağınız zamana doğru karar verin ve kalkın.. Hayatınızın nasıl hızla olumlu gelişmeye başladığını göreceksiniz..

 
Hıncal ULUÇ
Yorumlar (1) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı
SEVGİLİ DOSTLAR,YAYIMLANAN KONULARA DÜŞÜNCENİZ NE OLURSA OLSUN YORUMLAYINIZ VE SİTEDE BEGENDİGİNİZ VEYA BEGENMEDİGİNİZ BÖLÜMLER HAKKINDA LÜTFEN AMA LÜTFEN BİR KELİMEDE OLSA DÜŞÜNCELERİNİZİ BİZLERLE PAYLAŞINIZ.....DÜŞÜNCELERİNİZ BİZİM İÇİN ÖNEM TAŞIR........





<<< ::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::


İletişim.adresi.TIKLA


SİTEMİZ.HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİNİZ

TÜRKİYEMİZİN.DOST DÜŞMANLARI


umudumsensin
Banner degişimi için yukarıdaki
kodlardan birini sitenize ekleyiniz
banner degişimi için lütfen
yorum bölümüne not bırakınız.


Image Hosted by ImageShack.us
nurdanhicyilmaz
Image Hosted by ImageShack.us
_´¯ Eğlence Ve Download Dünyasına TIKLAYIN... ¯`_
gonca
seraplaherseyyy
'Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
mamila
didems
"
oznurla
yurdanur45
Nur Alemi

hamaratkız

ksk60
FreeCity
cisil2006