|

|
|
<%ArchiveInfo%>
Karar verdim artık seni unutmaya...
Pazar, Eylül 12, 2008
Karar verdim artık seni unutmaya...
Karar verdim artık seni unutmaya... Daha fazla yapacak hiçbir şeyim, Atacak hiçbir adımım, Ve söylenecek hiçbir sözüm kalmadı... Aşk uğruna söylenebilecek ne varsa söyledim, Ne kadar cümle varsa yeryüzünde aşkı ifade edebilmek için kullanılan; Hepsini yazdım... Elimden geleni ve hatta daha fazlasını yaptım seni kazanabilmek için; Ama başaramadım... Daha nereye kadar gider böyle? Sen beni umursamaksızın kendi yolunda ilerlerken, Ben nereye kadar daha bu işkenceyi çektirmeye devam edebilirim kendime? Artık buna dayanacak gücüm kalmadı... Senin başka kollarda zevki tattığını, Benim yerime seni aslında hiç haketmeyen kolların sarıp okşadığını bilmeye, Ve bunun için deli gibi üzülmeye daha fazla tahammülüm kalmadı... Benim olmayan, Ve hiçbir zaman da olmayacak olan bir insanı özlemeye, kıskanmaya, sevmeye, Ve beklemeye daha fazla gücüm kalmadı... Seni sevdiğim her gün kendi hayatımdan çalıyorum, Senin günün gün ederek yaşadığın her gün ben biraz daha ölüyorum; Artık yeter, bitmeli... Evet, ben seni sevdim ama sen beni sevemedin... Öyleyse bunu daha fazla zorlamanın, Bile bile üstüne gidip her seferinde bir kez daha kırılmanın hiçbir anlamı yok... Çoğu zaman senin farkına bile varmadığın ya da bilmediğin, Görmediğin kırgınlıklarımı ve acılarımı içimde yaşarken ben Bunların hiçbir getirisi olmuyor hiçkimseye... Yıprandım artık.. Bu aşk umduğundan da çok yıprattı ve yordu beni... Ve öyle çok kırdı ki kalbimi defalarca; Bir kez daha eskisi gibi olmam mümkün değil.. Sen bana dönsen bile, Herşeye yeniden başlasak bile kırgınlıklarımı ve acılarımı unutmam artık mümkün değil... Biliyorum çok uzun zaman önce yapmalıydım bunu! Bu olgunluğu bana 'bitsin' dediğin o ilk gün kendimde bulabilmeyi başarmalıydım, Ama yapamadım işte... Aylar geçti üzerinden, Ve ben ne kadar istesem de bir türlü senden kopmayı başaramadım; Ama artık yeter! Sen kendi yolunu çoktan çizmişsin, İçinde beni ve bana ait olan hiçbir şeyi barındırmayan bir hayat seçmişsin kendine yaşamak için... Öyleyse neden ben bu bana acı veren kararın gölgesinde Kendi hayatımdan vazgeçen taraf olmaya devam edeyim daha fazla? Ben mutlu olmayı, sevilmeyi haketmiyor muyum? Kötü bir insan mıyım ben? Hakkım yok mu benim de güzel günler görmeye? Bir gece olsun yatağa huzur içinde girip, Hiç ağlamadan uyumaya hakkım yok mu? Sana duyduğum bu hastalıklı sevgi beni her geçen gün biraz daha öldürüyor.... Artık daha fazla yazık etmek istemiyorum kendime ve gençliğime... Artık koparabilmek istiyorum kendimi senden, Alabilmek istiyorum hayatımın iplerini elinden.. Ve bundan sonra yalnız yürümek istiyorum kendi yolumda; Başka hiçkimseyi ve hiçbirşeyi düşünmeden, umursamadan, istemeden... Kendi hayatımın efendisi olabilmek istiyorum yeniden! Ve tek bir Tanrı'ya inanmaya devam etmek... Evet, seni sevdim! Ve bu sevgi için herşeyimi verdim, Elimden gelebilecek her türlü fedakarlığı yaptım bu sevgi için, Herşeyi göze aldım, Hiçkimsenin hiçkimse için bulunmayacağı kadar özveride bulundum, Anlayış gösterdim, sabrettim, ve bekledim... Artık bitti... Bu sevgi içimden söküp çıkarabileceğim kadar basit bir şey değil... Ama ben vazgeçtim artık seni beklemekten ve istemekten... Sevgimi kendi içimde yaşayacağım artık; Seni ve sana dair hiçbir şeyi istemeden, beklemeden, Özlemeden ve umut etmeden... Bize dair kurduğum bütün hayallerimi söküp attım içimden, Ve şimdi bir ben kaldım ortada; Ellerimin arasında bana bomboş ve anlamsız görünen hayatımla birlikte... Şimdilik ne yapacağımı, nereye gideceğimi, nasıl yaşayacağımı bilmiyorum Ve derin bir boşluğun tam ortasındayım ama alışacağım, Çünkü bundan daha kötüsü olamaz biliyorum... Ne olursa olsun bundan sonra daha iyi olacağım biliyorum... Dilerim ki senin de yolun açık olsun bundan sonraki hayatında... Ve yeniden böyle bir aşkla sevilebilmeni dilerim; Ama bu kez senin de sevebileceğin biri tarafından... Mutlu ol, mutlu kal...

|
Yorumlar (2) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
Yeniliş..
Cuma, Eylül 10, 2008
Yeniliş..

YENİLİŞ
Açılmamış bir şarap şişesiydim Ki öyle kaldım Acımı köpürtmedim İçime sağdım Gözyaşlarımı göstermedim Ki sildim Özgürlüğüm beni tutsak düşürdü Başaramadım
İçimde kara kara bulutlar sallandı Ki sallandılar Dışarı yağamadım
Ve yenildim ve sustum. E. Cansever
|
Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
GÜLÜMSERDİM
Salı, Haziran 1, 2008
GÜLÜMSERDİM
Gülümserdim { Gülten Akın } Karanlığı sevmem, ben olsaydım akşamın bütün ışıklarını yakardım odaya dışarıdan bakıyorum, bir kadın hemen kalkacakmış gibi koltuğun ucunda yandan eğilmişsin yüzün yüzüne yakın, elin kadının omzunda o ben miyim? nice eski ki unuttum öyle diyor kadın başı önünde "senden yoruldum" belki diyemezdim ben olsaydım küçük küçük gülümserdim belki belki elini tutardım oda çok karanlık, ben olsaydım akşamın bütün ışıklarını yakardım
|
Yorumlar (1) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
ÇOK GEÇ OLACAK
Pazartesi, Ocak 28, 2008
ÇOK GEÇ OLACAK
BİR SONBAHAR GÜNÜ DÖNECEKSİN CANIM NERDE? DİYECEKSİN TAM SÖYLEYECEKLERİ ZAMAN MİNAREDEN BİR SES DUYACAKSIN DİYECEKSİN "BU SAATTE EZAN MI OLUR?" DİYECEKLER "O EZAN DEĞİL SELADIR" İŞTE O ZAMAN ANLAYACAKSIN BELKİ MEZARIMA BİR GÜL KOYACAKSIN AMA MEVSİM SONBAHAR GÜLÜ NERDEN BULACAKSIN???
|
Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
Prenses...
Çarşamba, Mayıse 20, 2007
Prenses...
Prenses...
-ben geldim prenses -hoşgeldin..
iyi bir gece mi gerçekten? aklımın çivisi çıkmış gibi.. ne düşünsem bilemiyorum..
-neden hep yanlış zaman rollerini tutuşturdular elimize? -anlamadım prenses -hiç ölesine dedim, boşver.. -boşvermeyelim prenses, anlat paylaş benimle..
anlatsam anlar mıydı? yoksa üzülür müydü? ya kalbini kırarsam? oysa o kadar yanmıştı ki, zaten birde ben acıtırsam..
-anlat bana prenses..
ona küçük bir kızın hikayesini anlatsam.. onu sevse ve öyle kalsa hayallerinde.. sahip olmak istediği o ufak kız çocuğu olsa.. ben ufakken babam anneme bağırdığında hep kanepelerin arkasına saklanırdım.. ve dua ederdim Allah`a ne olur bitsin diye.. oda küçük kalbimi kırmazdı olay tatlıya bağlanır ve bir film açılırdı.. "gelsin meyveler.." sonra hayalimde hala da varya, o zamanlarda vardı.. küçük yavru bir köpeğim olsun isterdim ama .. -büyüyünce kendi evine alırsın.. bayramlarda yeni aldığım kıyafetleri bisilet tepesinde parçalardım.. dizlerimde hala afacanlığımın izleri dolu.. -sana taş olsa dayanmaz kızım.. duvardan,bitişiğimizde ki, gecekondunun bahçesine atlar ve o güzel ayvalarından kopartırdım.. -bir daha başkalarının bahçesine izinsiz girmek yok kızım.. -Allah`ım ben ne zaman büyüyeceğim? derken aktı ömrümüz.. keşke akmasaydı ya..
-prenses orda mısın?
evet burdayım ama aması var işte.. ne cevap vereceğimi bir bilsem keşke..
-birde hazır bir konuşma olsa elimizde ve rolümüzü oynarken, ezbere gitsek, şu düşünmek yok mu? -nasıl yani? -...
günlerden hazandı, ben siyaha tutuldum ve hala siyahı yaşıyorum.. aya ne vakit dönsem hep dolunaydı,ben dolunayı hiç sevmedim.. küçük bir çamur birikintisi kurdum kendime ve içine, tüm bedenim çamurlaşana zıpladım.. gözlerimden çamur akıyordu artık.. azımda bir çamur tadı.. ne zaman bahar dönse, üstümde kuruyordu.. vel hasır ben hiç baharı tadında yaşamadım..
-prenses, neyin var senin, iyi misin? -hiç birşeyim yok, sadece.. -evet sadece? konuş benimle prenses lütfen..
konuşursam acıyacaksın be aptal! zorlamasana.. üf, neden burdayım ben şimdi.. pişman değilim ama bir insanı kırıyorum, kırılıyor benim yüzümden..
önce derin bir nefes alsam ve sonra kalkıp gitsem buralardan.. arkamda bir tek iz gözyaşlarımı emanet ettiğim mendilimi bırakarak.. gün dönse, gece olsa, yeniden güneş, ay, güneş, ay ve derken.. Kapım çalsa Azrail gelse,.. -"vaktin doldu prenses, hazırlan, gidiyoruz.."
bana prenses demeyin hayır susun, demeyin.. yakışıyor mu sizce? bir adım var benim ve kara bir yazım..
tam o sırada..
-biliyor musun? sana prenses demek hoşuma gidiyor, o kadar yakışıyor ki sana.. -teşekkür ederim.. -seni seviyorum prenses..
benim neyimi seviyorsun be adam.. sevilecek neyim var benim, kederimden başka.. bir masal perisine kapılıpta.. hayallerini dolduran slüetini bana mı benzetmişti acaba?
-biliyor musun prenses, sen hiç kimseye benzemeyecek kadar güzelsin.. -öyle miyim? bence yanılıyorsun.. -neden, her sevdalı en güzeli sevmez mi? -...
aklımın çivisi çıkmış gibi.. geceyi ertelesek mi acaba? belkide sabah olmaz yada ben geç kalırım artık.. neden hep, yanlış zaman rollerini tutuşturdular ki, elimize..;? oysa belli bir kişi yada kişilern dışına çıkamasa ömrümüz.. sularımız hep aynı yöne, aynı çakıl taşlarıyla aksa.. gökyüzünü bu kadar paylaşan insan varken, sanırım imkansız.. insan hiç sormaz mı? bu gökyüzünü diğer paylaşanlar nerde diye? merak işte, merak en kötü ceza kaderime..
-uyumam gerekiyor prenses, tatlı rüyalar.. -iyi geceler..
neyse ki, gece bitti..
aylardan mayıstı, hafif yağmurlu.. bir pazar sabahıydı, güne gözyaşlarımla uyandırdım herkezi.. su gibi aktı işte, su gibi..
ben nerdeyim? neden burdayım?
.......
aklımın çivisi çıkmış gibi..
peki ya sonra....
|
Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
İşte Gidiyorum !..
Çarşamba, Mayıse 20, 2007
İşte Gidiyorum !..
Artık gitmek vakti, sadece gitmeler kaldı bana arkama bile bakmadan gitmeler.. Tutunamadığım birşeyler vardı elbet hayatta, zamansız gelen insanlar vardı.. Sevmeler ağırdı, yürek kaldıramadı.. Birşeyler eksikti, eksiltti ve tüketti bu yüreği..
| Kod: |
İşte gidiyorum, Birşey demeden, Arkamı dönmeden, Şikayet etmeden, Hiçbir şey almadan, Birşey vermeden, Yol ayrılmış görmeden gidiyorum.. |
Belki gidiyorum, ama bil ki istemeyerek. Gözyaşlarımı hissediyorum içimde bir yerdeler, o nasıl bir yerdir, tarifsiz bir acı veriyor ki ben bu acıyı sırf hak ettiğimi düşündüğümden yol bulup da süzülmelerine izin vermiyorum. An gelecek tutamayacağım düşecekler, gözlerimi kırpmadan uzaklara bakarken öyle sıcak akacaklar ki biliyorum yakacak tenimi..
| Kod: |
Ne küslük var ne pişmanlık var kalbimde Yürüyorum sanki senin yanında Sesin uzaklaşır her bir adımda Ayak izin kalmadan gidiyorum.. |
Anlayacağın yanıma senide alıyorum bu gidişte. Sana gelmek ya da senle gelmek yanlıştı ama neye göre kime göre yanlıştı onu sorma ben bile bilmiyorum..
Hak ettiğim yaraları kanatmaya gidiyorum. Bu sadece seni bensiz bırakmak, ben senle yanmaya gidiyorum. Üç kuruşluk huzurumuzu huzursuzluğa boğmaya gidiyorum.. Kendime ve sana en büyük haksızlığı yapmaya gidiyorum..
Seninle olamayacağımı bilmenin kahrına, doya doya, kanaya kanaya ağlamaya gidiyorum. Yazdığım satırlar ellerimi yakıyor, talan oluyor her bildiğim, viran inandıklarım..
| Kod: |
Geldiğim tek kalbinde kırılmadı Gönül kuşu şarkıdan yorulmadı Bana kimse sen gibi sarılmadı Işıgımız sönmeden gidiyorum.. Bil ki gidiyorum.. |
Sana faydası yok ama bir sen daha doğuyor, ben kendimi sende öldürmeye gidiyorum..
|
Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
KORKU
Cumartesi, Nisan 19, 2007
KORKU
KORKU

bir uzak sabah denizidir gittiğin kapı ellerinde rüzgarın taşınmaz çamurları var köpürmüş soylarımı toplarken çürüyen yanlarımdan inan batmış şehirler gibi onarılmaz anılar gözlerinde unuttuğum o eski aciz miras almaya gelsem soluğumda dalgın yosun kokusu biliyorum artık hiçbir gemi beni taşımaz ve yeniden büyür içimde mağrur bir zakkum gibi terkedilmek korkusu
susarsın bir silahsızlanma akşamı susarsın dudaklarında ıslıklar kanar öpülmez dudakların ıslık yarası mavzerdir dokunmalarım kirvem bilirsin öpemem, öpersem tekmil bir aşiret tragedyası
hüznünü ver bana yeter, gizli hüznünü kolları bağlı hüzün olsun dört yanım ırağına vurma beni kirvem, ağlarım, delirirsin sonra derler haklıdır sevdası geç olur ki artık onarmaz rakılar geç olur bir yaraya rakının dağılması
sen şehre sırtını dönen uykusuz dağlı gemiler nerde (ki çoğu hüviyetidir melankolinin) nerde aykırı mavzerler (onlara sığdıramazsın ki öfkelerini) barut esmeri tenine sevdalarımı sürdüğüm nasıl taşıdın bunca yıl delirmiş saçlarında o eski şark yelini biliyorum dokunsam parmaklarım kırılır dokunmasam eşkıya uykusuzluğu çetin silahlar gibi...
M.Mungan
|
Yorumlar (4) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
YALNIZLIK
Pazartesi, Nisil 16, 2007
YALNIZLIK
|
Yorumlar (1) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
BURDASIN
Pazartesi, Nisil 16, 2007
BURDASIN


Burdasın yanımdasın biliyorum Mum ışığımın zerafetinde ağlayan yalnızlığımsın yine bu gece Dur gitme, bekle! Eriyip gidemezsin beni bırakıp. Mum biter, gece söner ama korkarım, beceremem karanlıkta şiir yazmayı sana.
Sen hep burdasın, odamdasın biliyorum Olur ya, sıkılırsan eğer git, gez de gel biraz ama dön ne olur yine yanıma. Korkarım, ağlamayı beceremem karanlıkta.
Burdasın biliyorum Ama ben seni bulamıyorum bulamıyorum! Kaybolan yüreğimle beraber bu gece de yine inatla seni arıyorum...
Y.B
|
Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
Sayfa No yok,Cilt No yok,Hane No yok
Cuma, Nisil 13, 2007
Sayfa No yok,Cilt No yok,Hane No yok
Sayfa No yok, Cilt No yok, Hane No yok...
Ana adı, ben sokak çocuğuyum abi Hani şu uçurtması gökyüzünde asılı kalan, Bilyesini rüyalarında unutan, Ve oyuncaklarını masal kahramanlarına çaldıran, Çocuk var ya o benim işte..O benim abi.. Sahi bir annem olmalıydı benim di mi ? Ben dudaklarımda sokak besteliyorum oysa... Sahi abi tadı nasıldı anne sütünün Anneler nasıl okşardı çocuklarını Ana kokusu nasıldır kim bilir ... Bir anne çizebilir misin benim için Karanlığın kar soğuğu parmak uçlarında bir anne... Ve yanında beni ekler misin abi... Tıpkı suluboya resimlerindeki gibi sımsıcak...
Sahi abi senin gözlerin kesmiyor değil mi ? Bir köprünün soğuk ,gergün ve karanlık bedeni Sahi sen hiç seyrettin mi aydedeyi bir köprünün altından Üşüdün mü kayan bir yıldıza bakarken, Boşverr... Gel boyat istersen ayakkabılarını Ben şu ayakkabı bağcıklarından asılıyorum hayata, Gel boyat ayakkabılarını Boyatta resmi çıksın dostun,düşmanın,tüm kaldırımların...
Sayfa No yok Cilt No yok Hane No yok
Yokların varlığında tam göbek bağından hiç yakalandın mı hayata ? Bir de babam olmalıydı di mi ? Nasırlı ellerinde şevkat arayacağım bir insan Kim bilir,bayramlarda neler alır babalar çocuklarına... Unutmuşum,bayramlarınız vardı sizibn öyle değil mi ,arifeleriniz... Bayramlarda temize çekilen dostluklar vardı sonra Oysa be kırık dökük ıslıklar ısmarlıyorum güneşe ve mehtaba Yankısız,bestelenmemiş ve Bestelenmeyecek serseri ıslıklar...
Bir babam olsaydı belki yeterdi Çokcuk olurdum eskisi gibi,şımarırdım Öylesine... Boşver abi.. Kimin neyine bayram,kimin neyine hediye Baba kimin neyine abi... Sahi senin düşlerin vardır Göremediğin rüyanın düşünü kurar mısın hiç Ahmet bir düş görmüş geçenlerde Köprü altında tanıştık,soğuk ve geç gelen bir gecede... Utanırken anlattı,anlatırken utandı... Bir ip bağlamış gökkuşağına, Bak "ana" diyormuş uçurtmamı gördün mü... Ya uçurtmamın gölgesinde oynayan çocukları Ahmet'in düşü işte...
Bana düşlerini kiralar mısın abi, Bedava boyarım ayakkabılarını, Bana düşlerini,düşlerini abi.. Boşver , boşver... Bak iyi parlayacak bu ayakkabılar, En parlak ayakkabılarınla yürüyeceksin yaşama Sen düşünme,sokaklar düşünsün beni.. Gazete manşetleri, Üçüncü sayfa haberler düşünsün, Sen beni düşünme , düşünme be abi...
Nasıl olsa ben, Olmayan ayakkabılarımın sıcaklığıyla basıyorum tüm kaldırımlara, Olmasa da anne-babası sokakların, Sokak çocuğuyum ben, sokak çocuğuyum... Kazanılmadan kaybedilmiş bir geleceğin herhangi bir yerinde, Ben sokak çocuğuyum abi, Hani şu uçurtması gökyüzünde asılı kalan, Bilyelerini rüyalarında unutan, Oyuncaklarını masal kahramanlarına çaldıran çocuk var ya, İşte o benim,o benim abi...
-Ali Ulurasba-
|
Yorumlar (yok) :::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! :::::::::::::::::::::::: Bağlantı


|
<<< :::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::: |
|
|
|
|
|