KIZLARINIZIN KATİLİ OLMAYINIZ
Ana ve babalara sesleniyorum: Evlâtlarınızın katilleri olmayınız. Hiçbir anne ve baba evlâdını katl etmez, burada kullandığım katil sözcüğü mecazî mânâdadır. Dilimizde "Kızını dövmeyen dizini döver" diye bir atasözü vardır. Dövmekten maksat fiilî dayak değil, kızını korumak, denetlemek, ona nasihat etmek, tedbir almak, onun koruyucu meleği olmak demektir. 15, 16, 17 yaşlarındaki kızları, İstanbul gibi canavar bir şehirde başıboş bırakmak, onları korumamak cinayet değil de nedir? Bu yaştaki kız çocukları tecrübesizdir, kendini koruyacak birikime sahip değildir. Başı boş bırakılan, korunmayan, uyarılmayan, denetlenmeyen bir kız vahşice öldürülürse, suç onda değil; öncelikle katilin ana babasında ve maktulenin (öldürülen kızın) ana babasındadır. Toplum da, devlet de suçludur. İyi bir aileye mensup bir genç delikanlı nasıl olur da kendisini seven, kendisine güvenen genç bir kızı korkunç bir şekilde öldürebilir?.. Demek ki, onun ana babası çocuklarını iyi yetiştirememiştir. Oğlum iyi yaşasın, oğlumun lüks bir Porsche'si olsun, oğlumun her dediği olsun diyen zengin bir aile oğlunu mânen katl ve katil etmiş olur. Kızım gezsin tozsun, kızım gönlünce eğlensin, kızım yabancı bir erkeğin evine serbestçe gitsin diyen bir ana baba, o kız öldürülürse elbette suçlu olur. Evet suç sadece katil gençte değildir. 1.Kızın ailesi de suçludur. 2. Katil gencin ailesi de suçludur. 3. Eğitim sistemi de suçludur. 4. Toplum da suçludur. 5. Devlet de suçludur. Okullarımızda uyuşturucu kullanma yaşı 11'e düşmüştür. Okullarda genç nesillere güçlü bir ahlâk ve karakter terbiyesi verilmemektedir. Cinsel ahlâk konusunda Türkiye İsveç veya Fransa'ya benzemez. Her ülkenin kendi sosyal ve kültürel yapısına göre ahlâkî değerleri vardır. Bu değerleri yıkarsanız toplum çöker. Türk toplumunun temeli ailedir. Aile çökerse toplum da çöker. Aile sarsılır ve zayıflarsa toplum da sarsılır ve zayıflar. Bizim kültürümüzde, Batı'nın yitirmiş olduğu iki temel değer vardır, biri iffet, diğeri ar ve hayâdır. Türkiye uluslararası çocuk ve kadın hakları ile ilgili uluslararası sözleşmelere imza koymuştur. Kadın Hakları Sözleşmesinde "Bu sözleşmeye imza koyan devletler, kadınların fahişe (seks kölesi) olarak çalıştırılmayacağını taahhüt ederler" mealinde bir madde vardır. Türkiye bu maddeye riayet etmemekte; TC antetli resmî belgeyle (vesika)bazı bedbaht kadınlara yasal olarak ve serbestçe fahişelik yapmak hakkını vermektedir. Hem de bu işten KDV ve gelir vergisi alarak. Böyle rezalet olmaz!.. Vahşice öldürülen kız konusu, sadece bir boyutuyla ele alınmamalı, bütünüyle ele alınmalıdır. Liselerde ve üniversitelerde kız çocuğu okutan aileler dikkatli olsunlar, kızlarına fazla baskı yapmasınlar ama büsbütün de başı boş bırakmasınlar. Yavrularını denetlesinler, yavrularını uyarsınlar, yavrularının ayaklarının kaymaması için onların eteklerinden tutsunlar. Serbestliğin de bir hududu vardır. Zavallı kız denetlenseydi, kontrol altında tutulsaydı, kendisini bekleyen tehlike konusunda uyarılsaydı, korunsaydı bu facia yaşanmamış olacaktı. Anneler ve babalar, mecazî mânâda kızlarınızın katili olmayınız. (Estetik ameliyatla yüzü değiştirilmek... Bambaşka bir kimlik edinmek... Kaybolmak...Yakalanmamak...)
|